Bir Halı Hikayesi



Yunus İstanbulda bir halı yıkama firmasında çalışıyordu. Sabahleyin annesiyle para yüzünden tartışmıştı Yunus...
-Oğlum yetmiyorsa iş değiştir. Evleneceksin, paraya ihtiyacın olacak zaten.
Yunus:
-Sanki bütün iş yerleri beni bekliyor anne! Diye yüksek sesle verdiği cevaptan daha sonra pişman olmuştu.
İş yerine geldiğinde, onlara patrondan ziyade ağabey gibi davranan Kemal Beyin oda kapısını tıklatıp içeri girdi:
-Abi, Bilal şefimle konuştum, size söylememi istedi. Beş yüz lira avansa ihtiyacım var.
-Tamam Yunusçuğum. Akşam çıkarken veririm.
***
İnanılması zor ama tam da o akşama denk geldi şu ibretlik olay...
Kemal Bey, sırf bir arkadaşı ile Fenerbahçe'nin maçını izlemek için ofisinde kalmıştı o akşam...
Herkes çıktı; avans almayı beklerken bir yandan da çalışmayı sürdüren Yunus, elinde bir poşetle nefes nefese Kemal Beyin odasına daldı:
-Abi, bunlar bir halının içinden çıktı!
Kemal Bey poşetin içindekileri masasının üstüne dökerken Yunus'a:
-Sen burada mıydın, oğlum valla unutmuşum ben senin para meselesini, dedi.
Poşetten üç küçük poşet çıktı. Sıra ile açmaya başladı.
Birinci poşette 50-60 civarında çeyrek altın vardı. (Daha sonra tek tek saydı, 61 çeyrek.)
İkinci poşette yüzük, bilezik, pırlanta gibi takılar vardı.
Üçüncü poşette ise küçük rulolar halinde Avro ve dolarlar lastikle sarılmıştı.
-Hangi halıdan çıktı? Diye yıkama atölyesine doğru yürüyen Kemal Beyin ardından Yunus da koşturdu.
-Şu... Shaggy olandan...
Kemal Bey, uzun tüylü kaliteli halının üzerindeki etiketi koparıp aldı.
Birlikte tekrar odaya geçtiler.
Patron Kemal, Bahçeşehir Esenkent'ten gelen halının sahibini telefonla aradı, kadın çıktı.
-Ben halı yıkama fabrikasından arıyorum. Dün elemanımıza verdiğiniz halılarınızın arasında bir şey var mıydı efendim?
Kadın cevap vermek yerine çığlık attı. "Normale dönünce" şöyle dedi:
-Yuvamı kurtardınız! Kullanılmayan halının arasına sokmuştum. Ay, kocam duyarsa yandım! Nasıl unutmuşum, dedi, poşetlerdeki "servetinin" listesini saymaya başladı.
Kemal Bey telefondaki kadını sakinleştirmeye çalışırken bir yandan da kendi arabasının anahtarını Yunus'a uzattı:
-Şimdi arkadaş getiriyor abla.
***
Yunus, emanetleri teslim ettiği Bahçeşehir'den bir çeyrek altın ödülle fabrikaya döndü. Kemal Bey de anahtarları alırken yaklaşık iki çeyrek altın parası hediye etti Yunus'a...
Yunus eve giderken minibüste o günkü maddi kazancını hesapladı; sabahleyin istediği beş yüz lira avansa denk geliyordu!

Diğer Makaleler


Anahtar Kelimeler :
Kaydır